18 Eylül 2013 Çarşamba

Beauty May Kill

Ne yaşıyorsan burada.

Müzik
Sanat
Moda
Sinema
Indie
Kitap
Parfüm
Hayat




9 Şubat 2011 Çarşamba

Çocuk

Karşılıklı olarak söylendi sözler.
Konuştum,konuştu.
Anlattı kendini bana sanki ilk defaymışçasına
Aslında anlatamıyordu kendini
Küçüktü daha,belki de yalanlar söylüyordu.
Ama beni kendine hapsetmeyi başarmıştı.
Başım hep göğsündeydi,
Adı ise ağzımda eskimişti bile.
Onun göğsündeyken bir yandan da kirlenmiştim artık.
Zehirlenmiştim.
Ama inanmıştım o zehir ile yaşayabileceğime.
İnandırmıştı beni.
En korunmasız halimde yakalamıştı beni.
İyi de oynamıştı belki
Ama o boynumdaki kokusu asla gitmedi.
Dudaklarının kokusu,
Yüzündeki en sevdiğim çizgiler,
Ve bir de sözleri...
Hiç gitmedi ve dönmedi de o.
Korktu,korktum.
Çocuktum ama o benden de çocuktu.
Masum iki çocuktuk
O kadar.

13 Ocak 2011 Perşembe

Mine Tugay-10,9,8...


10,9,8...

Short Film: The Boy Next Door


The Boy Next Door from Gregor Schmidinger on Vimeo.
http://www.mostbeautifulman.com/sambagblog/


Mark, a male prostitute, who suffers from anxiety attacks accidentally runs into the 10-year-old son of one of his clients. When the boy tells him he is looking for his father Mark, taken by surprise, wants nothing to do with him.

1 Kasım 2010 Pazartesi

Mutsuzluk Daha Çok Mutlu Ediyor Beni.

İnsan acı çekmeyi seviyor mu?
Bence seviyorum
Hatta en çok acı seviyor
Seviyorum.
Acı olmayınca bir gün yaşıyorum,iki gün yaşıyorum
Devamı gelmiyor.
Dinlediğim şarkılar acı veriyor
Okuduğum yazılar acı veriyor
Her yer acı acı acı.
Depresif olmayı seviyorum
Hayat kendi adıma güzel gitse de
Onu mahvetmeyi iyi biliyorum.
Mutsuzluk daha çok mutlu ediyor beni.
O kadar.

8 Ekim 2010 Cuma

Rüya

Dün gece hayatımın en gerçekçi rüyasını gördüm.
Benden sonra sen vardın başrolde
Seni öldürüyorlardı...
Ben ise hiçbir şey yapamıyordum
Ne kolumdan tutan ne de gözlerimi kapayan vardı
Ama ben yine de hareket edemedim,söz geçiremedim kendime.
Sonra çığlık atmayı,haykırmayı başardım
Ama ağzımdan çıkan kelimeler sana karşı olan sevgimi değil
Nefretimi gösteriyordu.
Seni ben öldürmek istiyordum.
Seni öldürüp unutabileceğimi sandım
İçimden çekip çıkartmayı düşünüyordum.
Elimdeki şişi delicesine saplamaya başladım sana
Art arda,hiç durmadan..
Tekrardan kendime geldiğimde bedenin ellerimdeydi
Her yerde kan ve sen vardın.
İçimdeki sevgi mi bitmişti yoksa nefretim mi anlayamadım
Bildiğim tek şey ise sabah gözlerimi açtığımda gözlerimden süzülen birer damlaydı.

4 Ekim 2010 Pazartesi

Biz Zaten Hiçbir Zaman 'Biz' Olamadık

Ellerini göster bana
Hata uzat,tutunayım onlara
İhtiyacım var onlara ve sana

Eskiden yetebiliyordum kendime
Ama artık olmuyor
Ağır geliyor omzumdaki yükler

Sabah kalkıyorum yalnız...
Akşam yatıyorum yalnız...
Geceleri daha zor oluyor
Üşüyorum...
Kendime sığınıyorum,sarılıyorum
Ama yetmiyor artık
Hiçbir şey bendeki yerini dolduramıyor...

Hayata küsebilirim
Günlerce yataktan çıkmayıp ağlayabilirim senin için
Ama senin var olduğunu bilmek tesellim oluyor
Çabalıyorum...

Etrafımdaki insanlar aşkı hissedip mutlu oluyorlar
Ben ise onlara bakıyorum bizi düşünerek mutlu oluyorum.
Sanki her şeyde,her yerde biz varız
Aslında yokuz,belki de hiç olamadık,başaramadık
Hep ben vardım da sen yoktun.
Biz zaten hiçbir zaman 'biz' olamadık.

Ellerim de üşüyor artık
Ama sen yoksun ki zaten
Ve olmayacaksın da.

17 Eylül 2010 Cuma

İçinde Oluyor Her Şey.

Kızarıyorum
Terliyorum
Kalbim ağzıma geliyor,beni zorluyor.
Bastırmaya çalışıyorum kendimi.
Sakin ol diyorum
Konuşma,sakın kal diyorum
İşe yarıyor mu peki?
Hayır.

Anlatıyorum
Anlattıkça daha da büyüyor içimde.
Zorlaşıyor gittikçe.
Anlaması,anlatması

Hayaller kuruyoruz beraber
Hayallere inanıyoruz,onunla yaşıyoruz.
Sonra gerçek su üstüne çıkıyor
Korkuyoruz,belki de kaçıyoruz.
Hatta kendimizden şüphe duyup,küçümsüyoruz.
Abartıyoruz bazen de.

Bunu ne alkol,ne sigara,ne bir şey ne de birisi durdurabiliyor.
İçinde oluyor bir süre sonra.
İçinde gün geçtikçe büyüyen bir yara.
Canın yanıyor ama kimse anlamasın diye bağıramıyorsun
Bırak bağırmayı,konuşamıyorsun,ağlayamıyorsun bile.

Ne şarkılar,ne şiirler tercüman oluyor duygularına.
Başka hiç kimsenin bu duyguyu hissetmediğini düşünüyorsun.
Bir tek sen varsın.
Yalnızsın.
Atılmışsın bir köşeye,değersizsin.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Birisi Var.

Birisi var.
Ekmek gibi,su gibi
Acıkmak,susamak,sıçmak gibi
Hep yanımda,hep benimle.

Onu görmek için gözlerimi kapayıp uzaklara dalmama gerek yok
Ya da uzun uzun,kesintisiz,donuk bakışlar ile bir noktaya odaklanmama
Tamam belki fiziksel olarak hep benimle değil
Ama ruhu hep bende,içimde,en derinlerde.
Ağlarken,gülerken,düşünürken,şüphe ederken,bazen de uyurken...

Kendimi iyi tanıyorum,etkilenmem kolay olmuyor
Ama bazı insanlar var ki
Kalbine giriyor,kapısına tekmeyi basıyor 'ben geldim lan!' deyiveriyor.
Bir daha da çıkmıyor o kapıdan
İşte böyle bir şeysin sen.
İçimdesin en saf,katkısız,temiz halinle

Seni böyle anlatınca melekten farkın yok
Olsun seni melek sanayım ben
Bazı yanlarını görmezden geleyim,belki böylesi daha iyidir.
Ne dersin?

Biliyorum ki bu duygularım karşılıksız değil.
Sevdiğim kadar seviliyorum.
Ama inan ki bunun hiçbir önemi yok
Beni sevmesi için sevdiğim insanlardan değilsin sen,olmayacaksın da.
Sadece sevgi işte.Sevgi...

Her zaman hayatımda ol,hiç çıkma o kapıdan,gitme uzaklara..
Bir gün bir şeyler olsa bile,gitsen bile,arada çal o kapıyı
Burada ben vardım de,sen vardın de,biz vardık de en önemlisi.
Sen ve Ben yani Biz de.

30 Temmuz 2010 Cuma

Seni Değil,Seni Özlemeyi Seviyorum

Her gün uyanıyorum
Uyanıyorum ama hep sensizim.
Bir türlü bulamıyorum seni
Sokaklarda dolanıyorum tek başıma
Belki olur da sana rastlarım diye
Ama yoksun.
Hiçbir zaman yoktun
Kim bilir belki de hiç olmayacaksın orada
Bunu kabullenmekten korkuyorum
Sen olmazsan ben ne yaparım?
Nasıl yaşarım?
Nasıl nefes alırım?
Birçok insan çıkıyor karşıma
Hepsinde belki biraz 'sen' varsındır diye yaklaşıyorum
Yine orada olmadığını fark etmem uzun sürmüyor.
İşte o zaman kaçmaya çalışıyorum insanlardan
Yalnız kalmak istiyorum
Sessizlik olsun,seni düşüneyim istiyorum.

Bir gece sadece bir gece de olsa o sessizliği bozamaz mısın?
Her zamanki yerimde tek başıma oturur seni düşünürken
Arkamdan sessizce yaklaşıp sarılamaz mısın bana?
Sarılıp kokunu tenimde bırakamaz mısın?

Zaman geçtikçe anlıyorum ki
Seni asla bulamayacağım
Asla benim olmayacaksın
Zaten ne sen kendini bana teslim edersin
Ne de ben sana.
Aramızdaki bu umutsuz savaş bir ömür boyu sürecek
Olsun ben buna da razıyım
Sadece arada da olsa varlığını hissettir bana
Bir umut ışığı yak
Korkma,senin peşinden gelmem
Ne de olsa ben seni özlemeyi,hayal etmeyi seviyorum
Seni değil!.

18 Temmuz 2010 Pazar

Sadece Seviyorum

Bazen çok şey istiyorum
Ama istemek zorunda olduğumu da hissedebiliyorum
İsteyip de elde edememek çok koyuyor insana
Çok...
Herkes hayallerinin peşinden git,koş,hopla,zıpla diyor


Elini tutmak
Koşmak
Küfretmek
Hiç kirlenmemek
Kahve,sigara içmek
Yazı yazmak
Müzik dinlemek
Spor yapmadan zayıflamak
Aşk,sevgi,mutluluk,huzur
Fakir olmak
Tek odalı karanlık bir ev
New York
Bağırmak hatta böğürmek
İstiyorum
Bir sürü şey istiyorum

Bazen istediklerimi başarıyorum
O zaman mutlu oluyorum
Mutlu olunca kendimi kaybediyorum
Kendini beğenmiş bir pislik oluyorum

Bazen de başaramıyorum
O zaman da odaya kapanıyorum
Çıkmıyorum günlerce
Ağlıyorum,kendime acıyorum
Kendimden nefret ediyorum

Hangisinden daha çok zevk aldığımı çözemiyorum
Mutlu olmayı da kendime işkence etmeyi de seviyorum
İstediğim şeyleri seviyorum
Ama elde ettiklerimi daha çok seviyorum
Sadece seviyorum işte
Seviyorum...

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Beni Sevmek Zorundasın(You Must Love Me)

Buradan nereye gideceğiz?
Gelmek istediğimiz nokta bu değildi.
Her şeyi elde ettik.
Sen bana inandın
Ben de sana.


Mutlakiyet kaybolur.
Rüyalarımızın devam etmesi için ne yapmamız gerekiyor?
Daha önce olduğu gibi tutkularımızı nasıl canlı tutacağız?


Kalbimin derinlerinde her şeyi saklıyorum
Söylemek istediğim şeyleri
Hissettiklerimi itiraf etmekten
Unutulacağından mı korkuyorsun?
Beni sevmek zorundasın.


Neden benim tarafımdasın?
Sana artık nasıl yardımcı olabilirim?
Bana bir şans ver,göstereyim
Hiçbir şeyin değişmediğini




Madonna-You Must Love Me

Kaçalım Mı?

Kaçalım mı?
Her şeyi geride bırakıp kendimizi en özgür,en kendimiz gibi hissedebileceğimiz yere kaçalım mı?
Sadece uçak parası ve pasaport ile...
Her şeyi bırakalım..
Orada parayı buluruz ya da ihtiyacımız olmaz.

Çıkarız kapıdan saat yedide
Altımda siyah dar kotum üstümde de punk bir şeyler.
Elimde bir bira ve sigara
Sen de eteğin ve retro üstünle
Sonra topuklularını çıkarırsın,omzundan aşağı sallandırırsın
Kol kola girer ve yürürüz

Tiffany'e gidelim içeri bakalım kimseler yokken.
Sen yorgun olursun ben de mutlu
Sonra yatarız kaldırımlara gökyüzüne bakarız.
Güneşi bekleriz kalkmak için.
Sonra yürürüz sonra yine yürürüz.
Sonra Londra'ya gideriz.
Kaçalım mı?

16 Temmuz 2010 Cuma

Birine İhtiyacım Var

Hissediyorum.
Ama sadece acıyı hissediyorum
Damarlarımda,kanımda,kalbimde,her yerimde...
Ayrıldığımız günden beri özlüyorum
Özlem bitsin istiyorum ama bitmesinden de korkuyorum
Her şeyi yeni yeni anlıyorum
Aslında seni de yeni yeni tanıyorum

Şimdi daha iyi anlıyorum.
Kendimi bulmakla o kadar zaman harcamışım ki
İnsanlığı keşfedememişim.
Görememişim etrafımdaki insanları,olayları...
Beni ben yapan aslında onlarmış
Ve onlarsız aslında ben,ben değilim.
Yalnız kalmak hem iyi hem kötü.
Yalnız dediğim öyle sıradan yalnızlık değil
Gerçek,her şeyden çok acı veren,her saniye seni kemiren,öldüren yalnızlık bu.
Ama yalnız kalınca ne kadar eksik olduğunu anlıyor insan.
Hiçbir boka yaramadığını,hiç kimsenin seni gerçekten önemsemediğini anlıyor,insan anlıyor.
Hayatımıza giren herkesten,her şeyden bir şey öğreniyoruz.
Bir insandan,bir müzikten,bir filmden,bir şeyden...

Gerçekten olmak istediğim insan değilim,olamıyorum
Deniyorum ama olamıyorum.
Tam ona yaklaşmaya başladığımı düşündüğümde o benden daha da uzağa gidiyor
Kaçıyor benden..
Belki de böylesi daha iyi
Eğer olmak istediğim insan olursam geriye ne kalacak ki?

Sınırları sevmiyorum ama her geçen gün biraz daha iyi öğreniyorum ki
Hayat sınırlardan ibaret
Ne kadar onları yok saysak da görmezden gelsek de bir yerden sonra sınırlara takılıyoruz.
Hayatı sorgulamaya başladıkça kafayı da yemeğe başlıyoruz.
Her şey gittikçe zorlaşıyor..Her şey...
Aşkı inkar ediyorsun ama içten içe onu arıyorsun
Mutluluğa inanmıyorsun ama her zaman mutlu olmak istiyorsun
Hayat bu;karışık,içinde çıkılmaz,en zorundan labirent misali
Ve gittikçe kaybolmaya başlıyorum.
Birine ihtiyacım var ya da birilerine
Beni kolumda tutup içine düştüğüm bu labirentten çıkaracak birilerine
İhtiyacım var.
İnsanlara ihtiyacım var.
Bunu geç de olsa anladım ve itiraf ettim
Şimdi mutlu musun hayat?

15 Temmuz 2010 Perşembe

Sen ve Ben

Sen ve Ben
Hayatta milyonlarca kez veda ettik.
Fakat bunlardan hiçbiri senin bana ettiğin veda gibi canımı acıtmadı
Yanına bile yaklaşamadılar.

Bana sensiz nasıl yaşanacağını öğretmediler ya da unuttular beni
Herkes konuştu.
Biz ne yaptık görmedik,duymadık...

Yoksun hava da çok sıcak
Ama sen yanımda olsan yine de sarılırım sana
Sıcak da neymiş derim ama şimdi serinlemek istiyorum
Başkasına sarılmak onun ateşini,kokusunu hissetmek istemiyorum.
Sadece seni istiyorum.

Yanımda olsan,gelsen de başını göğsüme koysan
Orada ağlasan,gülsen,öfkelensen...
Ben senin saçlarını okşasam,kokunu içime çeksem.
Sen de bana kes şu romantik takılma ayaklarını desen
Yemezler bunları desen ama ben devam etsem.
Sıkılsan sigara yaksan ben de senden otlansam
Sonra bana yine kızsan
Kavga etsek,barışsak.
Sen bana tokat atsan ben de sana küfretsem sonra da sarılıp uyusak.
Çok mu şey istiyorum sadece Sen ve Ben...

12 Haziran 2010 Cumartesi

Gerçek Sevgi

Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış,yolda ilerlerken,bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.Hemşireler,önce pansuman yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış;
"Acelesi olduğunu,röntgen istemediğini" söylemiş.
Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.
"Eşim huzur evinde kalıyor.Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim,gecikmek istemiyorum" demiş.
"Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" deyince.Yaşlı adam üzgün bir ifade ile ;
"Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor,hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.
Hemşireler hayretle;
"Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?"diye sormuşlar.
Adam buruk bir sesle ;
"Ama ben onun kim olduğunu biliyorum" demiş.

Yapamam

Gençken tüm hayatın eğlenceden ibarettir.Sonra büyürsün ve dikkatli olmayı öğrenirsin.Atlamadan önce durup bakarsın çünkü her zaman seni yakalayacak biri olmaz artık orada.Hayatta her zaman güvenlik ağı da yoktur.Ve hayat ne zaman eğlenceli olmaktan çıkıp,korkunç bir hal aldı acaba?Korkuyu arkada bırakıp,eğlenmenin vakti gelmedi mi?Aslında çok basit.Temsil ol ve bitir işi.Aç kendini ona.Diyorum tamam bu sefer olacak ama yok.Yapamam...yapamam işte,sadece yapamam!...

4 Haziran 2010 Cuma

Dost

Her şey bu gece yaşandı.
Güzeldi,hatta inanılmazdı.
Etkisi ise uzun sürmedi.
İşte o zaman anladım istediğimin bu olmadığını
Anladım fakat işime yaradı mı?
Tecrübe edildi deyip geçmek mi lazım?
Yoksa pişmanlık mı duymak lazım?
Çözemedim...

Veda etme zamanı geldiğinde biliyorum çoğu kişi zorlanıyor
Peki neden?..
Aslında teoride çok kolay değil mi?
Bazı şeyleri yaşadık güzeldi fakat bazı noktalarda uyuşamadık
İleride daha çok mutsuz olmaktansa şimdi bitirmek daha kolay
Demek gerçekten zor mu?
Yoksa gerçekten bazı şeyleri bitiremiyor muyuz?
Hoşçakal derken sadece söylemek için mi söylüyoruz?
Kalbimiz bunu kabullenmiyor mu yoksa?
Gurur mu yapıyoruz?
Önemsemiyormuş gibi gösterip egolarımızı mı tatmin ediyoruz?
Aslında hiçbir ayrılık tam olarak yaşanmıyor mu?
Ayrılıklar,yaşanmışlıklar bize tecrübe katıyor fakat sonuçları her zaman olumlu hale getirmek imkansız
Acı çekiyoruz çekmeye de devam edeceğiz
Acılara karşı dayanıklı olduğumuz sürece varız bu hayatta.
İşte o anlarımızda bizim her zaman yanımızda olan kişiler gerçek
Dostlar...

1 Haziran 2010 Salı

Aşk

Aşk
Ne güzel kelime
Ama güzel olduğu kadar acı.

Aşkın tanımını yapmak her zaman zordur
Ama bu aşkı yaşamamışlar için geçerlidir
Çünkü eğer aşık olmuşsan veya aşıksan
Bunun nasıl bir duygu olduğunu anlarsın
E biraz da kendini ifade edebiliyorsan
Aşkın tarifini verebilirsin

Gözlerimin önünden bir aşkın doğuşuna şahit oldum
İnsan yaşarken bazı şeylerin farkına varamıyor
İşte o anlardan biriydi bu
Dışarıdan,tamamen objektif bakabildiğim nadir anlardan

Onunla konuşuyor
Daha doğrusu konuşmaya çalışıyor
Konuşmak için can atıyor resmen
Seviyor onu
Zarar görsün istemiyor
Elinde olsa kanatlarının altına alıp korumak istiyor
Çok saf,çok temiz

Ama Tek Taraflı
Bitti
Biraz da acı çekiyor,ha bir de baş ağrısı

31 Mayıs 2010 Pazartesi

Oldu Mu?

Ne yaptın yine bana?
Başımı döndürdün,yıktın,geçtin
Sarhoş ettin.
Siktin attın resmen
Yaktırdın sigara,duman altında bıraktın
Kayboluyorum bu dumanda
Elimden tut ve çıkar beni bu boktan
Ya da bırak bırak
Biraz daha kalayım
Kararsızım....
Niye kararsız oldum bir anda
Aslında hiç öyle değilimdir
Belki öyleyimdir de kendime söylemiyorumdur
Bilmiyorum 
Ama
Sen benim yanıma gelsen
Benim dünyamı keşfetsen
İnan çok seversin
Hatta bayılırsın
Gülersin ve ağlarsın
Güleriz ve ağlarız
Oldu mu?